İçeriğe geç
Sivas Noktası

Hayata dair küçük ipuçları, burçlara farklı yorumlar

Para ve Tasarruf

Lastik Basıncı ve Yakıt Tüketimi Arasındaki Sessiz Bağ

Eksik basınçlı bir lastik hem yakıt hem lastik ömrü olarak fatura çıkarır. Doğru ölçüm ve tüketimi düşüren bakım başlıkları.

Berrin Karaca 3 dk okuma

Otomobil masraflarını düşürmek denince akla genellikle daha az yol yapmak gelir. Oysa aynı yolu daha az yakıtla gitmenin yolları vardır ve bunların çoğu ne pahalı bir donanım ne de özel bir beceri gerektirir. Aracın bakım durumu ve sürüş alışkanlıkları, tüketim üzerinde birçok sürücünün tahmin ettiğinden çok daha büyük bir etkiye sahiptir.

Bu etkinin en somut ve en çok ihmal edilen kalemi lastik basıncıdır. Basit bir kontrolle önlenebilecek bir eksiklik, yıl boyunca sessizce ek maliyet üretir ve bunu yaparken güvenliği de zayıflatır.

Düşük basınç neden pahalıya patlar

Bir lastik, önerilen değerin altında şişirildiğinde zeminle temas eden yüzeyi genişler ve şekli sürekli deforme olur. Bu deformasyon, tekerleğin dönmesine karşı direnç yaratır. Direnç arttıkça motorun aynı hızı korumak için harcadığı enerji de artar. Sonuç, kilometre başına ölçülebilir bir yakıt artışıdır.

Aynı deformasyon lastiğin kendisini de yıpratır. Basıncı düşük bir lastikte omuz bölgeleri ortadan daha hızlı aşınır; bu da lastiğin ömrünü belirgin biçimde kısaltır. Yani düşük basınç iki ayrı kalemden birden masraf çıkarır: daha fazla yakıt ve daha erken lastik değişimi. Üstelik fren mesafesi uzar ve viraj davranışı bulanıklaşır.

Doğru ölçüm nasıl yapılır

Basınç kontrolünde en sık yapılan hata, ölçümü uzun bir yolculuğun hemen ardından yapmaktır. Lastik ısındıkça içindeki havanın basıncı yükselir; bu durumda okunan değer gerçek soğuk basıncı yansıtmaz ve sürücü aslında eksik olan lastiği yeterli sanır. Doğru ölçüm, araç birkaç saat park halinde bekledikten sonra ya da en fazla birkaç kilometre yol yapıldıktan sonra yapılmalıdır.

Aracın önerilen basınç değerleri, lastiğin yan duvarında değil, sürücü kapısının iç kenarındaki etikette, yakıt kapağının içinde ya da kullanım kılavuzunda yazar. Lastik üzerindeki değer, o lastiğin dayanabileceği azami basınçtır ve kullanılması gereken değer değildir. Araç yüklüyken ya da uzun yola çıkarken önerilen ayrı bir değer varsa, o da aynı etikette belirtilir.

Kontrolü ayda bir kez yapmak yeterlidir. Lastikler, hiçbir arıza olmasa bile doğal yolla ayda bir miktar hava kaybeder. Mevsim geçişlerinde ise hava sıcaklığındaki düşüş basıncı ek olarak azaltır; bu yüzden soğuklar başladığında ilk kontrol öne alınmalıdır.

Ağırlık ve aerodinamik

Bagajda sürekli taşınan gereksiz yük, aracın her hızlanmasında ek enerji harcatır. Yıl boyunca bagajda unutulan malzemeler önemli bir ağırlık toplayabilir. Aynı şekilde kullanılmadığı halde tavanda bırakılan port bagaj ya da bisiklet taşıyıcısı, özellikle şehirlerarası hızlarda hava direncini belirgin biçimde artırır ve tüketimi yükseltir.

Camların şehirlerarası hızlarda açık tutulması da benzer bir etki yaratır. Şehir içinde ise durum tersine döner; düşük hızlarda pencere açmak, klimayı sürekli çalıştırmaktan daha ekonomiktir.

Sürüş tarzı ve düzenli bakım

Yakıt tüketimini en çok artıran alışkanlık, gereksiz hızlanma ve ani frenlerdir. Her ani hızlanma, biraz sonra frenle harcanacak enerjiyi satın almak anlamına gelir. Trafiği önden okuyup ayağı gazdan erken çekmek, aynı yolculuğu belirgin biçimde daha ucuz hale getirir.

Bakım tarafında ise hava filtresinin temizliği, motor yağının üretici tarafından belirtilen viskozitede olması ve ateşleme sisteminin sağlığı doğrudan tüketimi etkiler. Rölantide uzun süre beklemek de saf kayıptır; birkaç dakikayı aşan beklemelerde motoru durdurmak, modern araçlarda hem yakıt hem aşınma açısından avantajlıdır. Bu küçük başlıkların toplamı, yıl sonunda hiç de küçük olmayan bir farka dönüşür.

Lastik kontrolü sırasında yalnızca basınca bakmamak gerekir. Diş derinliği, yanaklardaki çatlaklar ve yüzeydeki düzensiz aşınma izleri de aynı anda incelenmelidir. Diş derinliği yasal sınıra yaklaşmış bir lastik, ıslak zeminde suyu tahliye edemediği için basıncı doğru olsa bile güvenli değildir. Yanakta beliren ince çatlaklar ise lastiğin yaşlandığını gösterir; az kullanılan araçlarda bu, dişler bitmeden ortaya çıkabilir.

Rot ve balans ayarının da tüketimle doğrudan ilişkisi vardır. Yönü hafifçe kayan bir tekerlek, aracı sürekli düzeltmek zorunda bırakır ve lastiği tek taraflı aşındırır. Direksiyonun düz yolda bir yöne çekmesi, gövdede belirli hızlarda başlayan titreşim ya da lastiklerin birbirinden farklı aşınması bu ayarların bozulduğunu gösteren işaretlerdir. Erken müdahale, hem yakıt hem lastik masrafını aynı anda düşürür.